Kavrum eğrisini izleyen herkes o anları tanır. Birinci çatlamaya doğru çekirdek sıcaklığının artış hızı, yani RoR (rate of rise), düzleşir ya da yeniden yükselmeye başlar. Çatlama başlayınca RoR birden çöker. Çatlamanın ardından da bir anda yukarı fırlar. Bu davranış çoğu zaman çekirdeğin içinde ısı üreten tepkimelere bağlanır.
Ama bu açıklama sanıldığı kadar sağlam değil. RoR'daki ani bir yükseliş, çekirdeğin ısı üretmeye başladığı anlamına gelmeyebilir. Bunu görmek için önce ısı veren ve ısı alan süreçlerin ne olduğuna, sonra kavrum eğrisinin bu kırılma anlarına bakıyoruz.
Isı veren ve ısı alan süreçler
Kimyasal tepkimeler kabaca iki gruba ayrılıyor. İlerlerken çevrelerine ısı verenlere ekzotermik, çevrelerinden ısı alanlara endotermik deniyor.
Ocak yakıldığında yanan gaz havadaki oksijenle tepkimeye girer ve ısı verir. Bu, ekzotermik bir tepkime. Açığa çıkan ısı çevredeki havanın ve ocaktaki tavanın sıcaklığını artırır.
Endotermik bir tepkime ise ilerlerken çevresinden ısı alır. Sıcak bir tavaya konan şeker tavadan ısı alır, sonunda erir ve karamelleşmeye başlar. Karamelleşme endotermik bir tepkime: İlerledikçe tavadan ısı alır.
İki tür tepkimenin de başlaması için bir miktar ısı gerekir. Ocağı yakmak için bile bir kibrit gerekiyor. Fark şurada: Yanan gaz gibi ekzotermik bir tepkime, toplamda aldığından daha fazla ısı verir.
Endotermik bir tepkime, çekirdeğin yalnızca ısı alıp ısınmasıyla aynı şey değil. Isıtılan bir maddede hiçbir tepkime gerçekleşmiyorsa sıcaklığı artar. Bu durumda maddenin aldığı enerji ısı olarak kalır, yani endotermik bir süreç yaşanmamıştır. Bir süreç ancak o ısı başka bir biçime dönüşürse endotermik olur: örneğin endotermik bir tepkimede kimyasal bağlar kırılırken ya da su molekülleri buhara dönüşürken.
Karamelleşmenin ısı alması da tavanın genel olarak soğuduğu anlamına gelmiyor. Karamelleşme yanan gazın ısısının bir kısmını alır, hepsini değil. Bu yüzden içinde endotermik bir tepkime sürerken bile tavanın sıcaklığı artmaya devam edebilir.