Pour-over'da kâğıt filtre çoğu zaman sıradan bir sarf malzemesi gibi görülür. Paketten çıkar, dripper'a yerleşir, iş bitince çöpe gider. Oysa o ince kâğıt, fincanı üç ayrı yoldan etkiliyor. Suya kendi maddesini bırakabiliyor, suyun kahve yatağından ne kadar hızlı akacağını belirliyor ve kahvedeki yağları tutuyor.

Kâğıt tadı nereden gelir?

Filtre kâğıdı ağaç hamurundan yapılıyor. Kahverengi, yani ağartılmamış kâğıtlar, beyaz kâğıtlara göre hamurdan gelen maddeleri daha fazla taşıyor. Demleme suyu bu maddelerin bir kısmını çözüp fincana götürebiliyor. Sektör profesyonellerinin "karton tadı" dediği şey de bu.

Astrofizikçi ve kahve araştırmacısı Jonathan Gagné, 2019'da bu etkiyi ölçtü. Deney şöyleydi:

  • Kuru filtreleri dripper'a yerleştirdi ve üzerine 200 g sıcak saf su döktü.
  • Suyu 3 dakika bekletti.
  • Suya geçen çözünmüş maddeyi bir iletkenlik ölçerle ölçtü. Bu küçük cihaz, suyun elektriği ne kadar iyi ilettiğinden içindeki çözünmüş madde miktarını hesaplıyor.

Sonuçlar ppm cinsinden. 1 ppm, 1 litre suda yaklaşık 1 mg çözünmüş madde demek:

  • Hario, ağartılmış (iki model): 0 ppm
  • Cafec, ağartılmış: 1 ppm
  • Hario, ağartılmamış: 5 ppm

Ağartma işe yarıyordu. Beyaz Hario kâğıtlar suya ölçülebilir bir madde bırakmadı. Gagné daha önce ıslattığı beyaz filtreleri sıcak suda bekletip suyu tattığında da düz sudan bir fark bulamamıştı.