Dripper'ın ya da filtre kahve makinesinin sepetinin biçimi yalnızca bir tasarım tercihi değil. Kahve yatağının ne kadar düz olacağını, dripper'daki kahvenin ne kadar ısı kaybedeceğini, suyun kâğıdın neresinden çıkacağını ve dibinde hava kalıp kalmayacağını belirliyor.
Biçimlerin hepsinin artıları ve eksileri var. Aşağıda dört dripper biçimini ve filtre kahve makinelerinin düz tabanlı sepetlerini sırayla ele alıyoruz.
Düz tabanlı dripper'lar (Kalita)
Kahve eğitimcisi Scott Rao'ya göre "Kalita'nın asıl avantajı, ekstraksiyonu eşitlemeyi kolaylaştırması." Düz taban, çalışan sayısı fazla olan kafelerde tutarlılığı ve tarif ayarını da kolaylaştırıyor.
Düz tabanlı dripper'larda kenarları dalgalı (fluted) kâğıtlar kullanılıyor. Kâğıdın kıvrımlarıyla dripper'ın duvarı arasında bir hava katmanı kalıyor. Havanın ısı iletkenliği düşük olduğu için termoslar da ısı kaybını azaltmak için bir hava katmanı kullanır. Bu yüzden düz tabanlı dripper'lar ısıyı korumada diğer tasarımlara göre belirgin bir avantajı var.
Dalgalı kâğıdın kıvrımlarında kalan hava, termostaki gibi ısıyı içeride tutuyor.
Eksileri kâğıttan geliyor. Dalgalı kâğıdın kıvrımları posa tutma eğiliminde. Tek fincanlık (01 boy) demlemede de kıvrımlar, kahvenin kenarında daha çok kâğıt yüzeyi ve suyun kaçabileceği daha çok gözenek demek. Bu, düz koni kâğıda göre binlerce fazla kaçış yolu açıyor. Her kıvrımın içinde kalan kahve, aynı nedenle kanallanma riski taşıyor. Kanallanma, suyun yatağın tamamından değil, kolay geçtiği yollardan akması.